Duymuşsunuzdur.
Bölücü
zihniyetin Kürtçü temsilcileri 2011’de 1 Mayıs kutlamaları sırasında İstanbul Taksim Meydanındaki Cumhuriyet
Anıtına tırmanarak Atatürk heykeline poşu bağlamış, terörist başının posterini asmıştı. Aynı yılın Temmuz ayında da yaptıkları
“Özerklik Törenlerini” özellikle Cumhuriyet
Meydanlarında bulunan Atatürk anıtlarının önlerine taşımış, buralara bayrak
dedikleri paçavralarını asarak hava basmışlardı… İmralı’daki başları “ishal olsa” zehirlendi diye ortalığı savaş alanına çeviren
bu bölücü güruhun, “Türk Milletinin milli
değerleri” üzerinden oynadığı oyun, iktidar tarafından da, demokrasinin
gereği gibi gösterilerek hoşgörü ile karşılanıyor. Kaldı ki; artık toplumsal
bir tepki de vermiyoruz… Alıştırıldık.
***
Malum, “alıştırma” işlemi uzun ve meşakkatli
bir iştir. Eh büyüklerimiz de sağ olsunlar özellikle milli değerlerimizi
unutturmak için, yorulmadan çalışıyorlar… Mesela, liderlerimizin tornistan
yapıp “millici” maskelerle dolaşmaya
başladığı bu günlerde, Büyük Önderimiz için “İleride bizlere neden her yerde bu adamın heykelleri var diye
soracaklar” diyerek kendi ezikliğini dile getiren, Cumhuriyetin bir üniversitesinde
görev yapan adına, kısaca “küstah” diyebileceğimiz
bir profesöre açılan hakaret davası Ocak 2012 de Yargıtay 9. ceza dairesinde
bozulup, Atatürk’ü “bu adam” diye aşağılamak
suç olmaktan çıkarılıyor. Bu kadar da değil. Yüzüne baktıkça aklıma lanetli “Ağlayan Çocuk” tablosu gelen, Atatürk’ün
kurduğu Cumhuriyet’in eski bir Milli Eğitim Bakanı, hiç okumadığına kalıbımı
basacağım Gençliğe Hitabe ve Andımız’ın, okullardan kaldırılması tartışmaları
için “Ayet mi bunlar?” diyor. Özeti;
biz varken Atatürk’ün koyduğu ilkelere, çizdiği yola, ne ihtiyaç var, biz
hallederiz?
***
Eh
bu eski bakanın verdiği gazla
öğrencileri boş durur mu. Kartal İmam Hatip Lisesi’nde öğrenim gören, “beyni yıkana yıkana nohut kadar kalmış”
zavallı 4 genç kızımız, Atatürk büstüne elleri ile boynuz yapıp, parmaklarını
da burnuna sokarak poz verdiler ve hiç de utanmadan, sıkılmadan, çekinmeden
facebook’ta yayınladılar. Çok zavallı görünmeleri bir yana, keşke; eğer o boynuzlar öz babalarının başında
yükselmediyse bunun yegane müsebbipinin Atatürk olduğunu kavrayabilselerdi.
***
Bizi
biz yapan ortak değerlerimize yapılan bu tür aymazlıklar maalesef artık
sıradanlaştı… Ve sanki milliyetçi olunca demokrat olunamıyormuş gibi “aldırmazlık” moda oldu. Son iki örnek…
ORDU'nun Aybastı İlçesi'ndeki 'İstiklal',
'Hürriyet', 'Cumhuriyet', 'İnönü' caddelerinin adları, 'halk alışamadı' iddiasıyla Belediye Meclisi kararıyla değiştirildi.
Ve Aydın’ın Germencik İlçesi’nde toplanan terör örgütü yaltakçısı 10 kişilik yumuşakça
grubu, Pınarcık’ta kendi çocuklarını
katleden bölücübaşının deliğe tıkılışının 13’üncü yılında, Şanlı Bayrağımızı yaktı ve medya bunu
utanmadan haber yaptı… Bizde bu rehavet varken, Yunan Bayrağına, bir
milleti temsil ediyor diye basmaya kıyamayan Atatürk’ün kurduğu Türkiye
Cumhuriyeti’nde yakında Türk
bayrağını yakma eylemlerinin de suç olmaktan çıkartıldığını, başkentimizin
İstanbul olduğunu, duyarsanız hiç
şaşırmayın. Her şeye alıştık nasıl olsa, artık unutabiliriz de!